01 Kasım, 2012

Gece Rutinim

Merhaba :)
Ben malesef kendine saatlerce bakım yapabilen bir insan hiç olamadım.Bu aralar sırf bitirdim postu yapabilmek için düzenli ürün kullanmaya başladım.
1) AVON CARE EL KREMİ: Bu krem gliserinli ve kuruyan ellere çok iyi geliyor avonon  yenı yıl indirimi zamanı baya stok yapmıştım.Çantamda çok taşıdığım bir ürün yedekleri hala mevcut:)
2)GARNİER  TEMİZLEME KREMİ:3özelliği bir arada bulundurduğu için ve reklamlardaa çok gördüğüm için denemek istedim.Benim ultra hassas cildime hiçbir yan etkisi olmadı böyle çamasır deterjanı gıbı bir yapısı var yüzünüzü ovuşturdukça ovuşturasınız geliyor:)
3) FOREVER ALOE PROPLES CREM: Bunu cildiye doktoru bir arkadasımın önerisi üzerine aldım ve çokk beğendim .Arı ve adındanda anlaşıldığı üzere aloe vera özlü::) sabah akşam sürüyorum.
4) FOREVER  ALOE EYE.......:) Adını tam hatırlayamadığım gibi resimdende okuyamadığım .25 yaşına geldiğim  ve yaşlanmaya başladığım için göz çevresi kremi pek kırısıklık gıderıcı gibi değilde.Mor halkalara ve  yorgunluk çizgilerine iyi geliyormuş:)
5) COLGATE DİŞ FIRÇAM:)
6) YÜZ FIRÇAM: Bunu hergün düzenli yapmasamda haftada 2-3 kez kesin yapıyorum.Resmen gözeneklerimin açıldığını hissediyorum.

31 Ekim, 2012

Kış Bahçesi-Krıstın Hannah



Adanadan aldığım kitabı  bayramdan bir hafta önce soluksuz okudum.Ve suna karar verdim ben Krıstın Hannah'ın kitaplarını çok beğeniyorum. Kitap 2 kız kardeş ve anneleri arasındaki olayları anlatıyor.Vera yani anne yıllar önce rusyada Starlinin acımasız yönetimi sonucu tüm ailesini kaybediyor.Bir amerikan askeriyle evlenip iki kız çoçuğu oluyor.Fakat anne kızlarına bütün kapılarını kapıyor ve kızlar kendilerini annelerinden uzak tutuyor.Taki babaları vefat edisiye kadar. Çünkü babanın son vasiyetti annelerini tanımları.Olaylar bu şekilde gidiyor.Pek ayrıntı vermeyeyim:) Resmen kitabın içindekileri, veranın neler çektiklerini okudukça hayretlere düşüyorsunuz.Ben çok etkilenerek okudum kesınlıkle tavsiye ederimm:)

Arka KapakÇok satan Ateşböceği Yolu kitabının yazarından, bir anne ile kızları arasındaki karmaşık bağlara ve geçmiş ile gelecek arasındaki yıkılmaz bağa dair sürükleyici, yürek sızlatacak kadar etkileyici ve güzel bir roman. Bazen annenin geçmişine bir kapı araladığında, kendi geleceğini bulursun! Meredith ve Nina Whitson birbirine taban tabana zıt karakterlerdeki kız kardeşlerdir. Biri evde kalıp çocuklarına bakmış ve aile işinin başına geçmiş, diğeriyse hayallerinin peşinden gidip dünyayı gezmiş ve ünlü bir foto muhabir olmuştur. Ancak sevgili babaları hastalandığında bu birbirine yabancı iki kadın, kendilerini yine bir arada, şimdi bile kızlarına herhangi bir avuntu vermeyen, aşırı mesafeli anneleri Anya’nın yanında bulacaktır. Anneleriyle aralarındaki tek bağ, onun, çocukluklarında bazı geceler kızlara anlattığı bir Rus masalıdır. Ölüm döşeğindeki babalarınınsa, hayatındaki kadınlardan son bir arzusu vardır. Anya kızlarına bir masal anlatacaktır; yıllar önce başladığı ama hiç bitirmediği o masalı. Hem de bu kez sonuna kadar. Bu masal daha önce duydukları hiçbir şeye benzememektedir; altmış yıldan uzun bir zamanı kapsayan, savaş mağduru Leningrad’da başlayıp günümüz Alaska’sına kadar uzanan, sürükleyici, gizemli bir aşk hikâyesi. Nina’nın gerçeği açığa çıkarma konusundaki saplantısı, onları annelerinin geçmişlerinde, ailelerini tümüyle sarsacak ve tamamen değiştirecek bir sır öğrenecekleri, beklenmedik bir yolculuğa sürükler. İlk sayfasından son sayfasına kadar büyüleyen Kış Bahçesi, hem epik bir aşk hikâyesi hem de yaşamları kesişen kadınların detaylı bir portresi olması bakımından nadir bulunur bir eser. İlham verici şiirsel yazımıyla, son sayfa okunduktan uzun süre sonra bile okuyucunun aklından çıkmayacak.
 “Okuyucular, anne ve kızlar yakınlaştıkça hem gülmekten hem de ağlamaktan kendilerini alamayacaklar.” -Publishers Weekl

24 Ekim, 2012

İyi Bayramlar

Et çok sevmeyen biri olsamda,bayram boyunca et görmemek için kaçsamda bayramların tadı ayrı.Ben bugun malesef çalışıyorum:( Evde baklavalar hazırlandı, sarmalar sarıldı, hamur işleri şu anda yapılıyordur annem tarafından.Büyük ihtimalle bayram boyunca pek internete girmeyeceğim için bugünden kutlamak istedim bayramınızı:)
 herkese tüm sevdikleriyle beraber mutlu ,huzurlu  bayramlar dilerim...:)

22 Ekim, 2012

Temizlik Bayramı


İnsan hafta tatilini bu modda geçirir mi?Evet malesef:( Annem 3 yıldır her pazar istanbula gidip cuma gece eve geliyor.Ablamın kızına bakıyor.Neymiş efendim bakıcı ellerine bırakamazmış.Kim bilirler ne yaparlarmış.Doğal olarak eve gelince yemek ,temizlik canımızı çıkarıyor.Ben anlamadım.Gün yaparlar temizlik,bayram gelir temzilik zırt olur temizlik,zurt olur temizlik.Sanki bizim eve her gelen dolap içlerine veya  yatakların altına bakıyor.Tamam temizlik imandan gelir onu anladıkta bu temizliğin bir dozu olmalı yaa .Bayram geliyor sevinmek lazım dimi nerdeee temizlik maratonu başlıyor.Sanki çöp ev bizimki.Şimdi arefe gününü düşünüyorumda Allahım sen aklıma mükayıt ol( böyle mi yazılıyodu)

17 Ekim, 2012

Benim Ojelerim


Artık oje markalarının çıkardığı farklı renkler,farklı tasarımlardaki ojelerle resmen oje çılgınlığı başladı.Benim küçüklüğümden beri en sevdiğim kozmetiktir kendileri.Gerçi ben nail art konusunda pek yetenekli olmasamda farklı renkler denemeyi  çokm seviyorum.Bunlar da benim ojelerim belki  sizin daha çok var ama annem sürekli dolabı açıp  adam akıllı bir renk almadığımdan bu kadar ojeyi napcağımdan dert yanıp duruyor.Ojeleri objektife sığdırayım derken  alt tarafta günlük cilt bakım ürünlerim ,diş fırçalarımız falanda çıkmış kusura bakmayın.Ben genelde moduma göre oje sürmeyi tercih ediyorumm  kimi zaman sade.kimi zaman aykırı,kimi zamanda farklı olmak hoşuma gidiyor.Aslında birazda tırnaklarımı uzata bilsem belki daha güzel olacak ama mesleğim gereği tırnaklarım çok kırılıyor o yüzden deneme şansım pek olmuyor malesef:(

12 Ekim, 2012

Otel Odasında Ne Yapılır?

Adanada nadirden olsa  otel odasında oturdum .İnsanın regli dönemi baya sancılı geçince eli mahkum dinlenmek zorunda kalıyor.Bu kitabı adnayı keşfederken bir sokak satıcısından aldım.Ben kristin hannah'ın kıtapları bir solukta okurum .Bu kitabın adınıda önceden duymustum fakat bir türlü almamıştım.Adanadan herkese hediye alırken kendimede bunu aldım:)Kitap akıcı gidiyor ama adapazarına geldiğim için evde teyze delisi bir yeğenim olduğu için  umarım hemen okuyabilirim:)))

09 Ekim, 2012

Bici Bici:)


 Bugünkü Adana turumuzda size bici biciyi tanıtıyorummm.Ben adapazarından duydum  methini gerçi ben ilk gün cup cup yiyecem dedikçe herkes koptu.Bol buzlu bir yiyecek adananın sıcağında ancak etkili oluyormuş.Bana sevmeye bilirim diye bici denen muhallebiden  az yaptırdılar. Üzrine gerek duydukça pudra şekeri döküyorsunuz.Yerken kaşık veya pipet yardımıyla işlem tamamlanıyor.Adanaya yolunuz düşerse bence deneyin:)))



Bici Bici yaz dönemlerinde yenilen, Adana'ya özgü bir tür tatlıdır. Halk arasında kısaca bici bici muhallebisi adıyla anılır. En bilinen şekliyle rendelenmiş buz, pişmiş nişastaa, pudra şekeri ve şerbettenn oluşur. Bici Bici geçmişte neredeyse tamamen seyyar satıcılarda satılan bir ürün olmasına rağmen son yıllarda restoranlarda ve kafelerdede tatlı olarak sunulmaktadır. Adana'da sıkça tüketilen tatlı, son yıllarda Akdeniz Bölgesi'ndeki illerde de yaygınlaşmıştır.

Bir porsiyon Bici Bici dört temel malzemeden oluşur:
  • Bici. Bici Bici'nin katı kısmıdır. Su ve nişasta kaynatılarak kalın bir muhallebi karışımı elde edilir. Karışım bir tepsiye aktarılıp soğutulur. Bu tepsi seyyar arabada servise hazır olarak bulundurulur.
  • Rendelenmiş buz. Servis için arabadaki büyük buz kalıbından elde edilir.
  • Tat veren sıvılar. Bunlardan en bilinenleri seyreltilmiş kızılcık şerbeti, meyan kökünden elde edilmiş bir boya ile hazırlanan şurup ve gül suyudur.
  • Şeker. Genelde pudra şekeri  kullanılır, havanda dövülmüş toz şeker de kullanıldığı olur.